BİLİMİN RUHLA KESİŞTİĞİ YER: EPİFİZ BEZİ

BİLİMİN RUHLA KESİŞTİĞİ YER: EPİFİZ BEZİ

Hakkında onlarca fikir üretilen, bazıları komplo teorisi seviyesine kadar ulaşan epifiz bezi Beyindeki küçük bir endokrin-iç salgı bezi epifiz bezi hakkında üretilen onlarca teori mevcuttur. Bunlardan bazılarının çılgın teori seviyesine ulaştığını söyleyebiliriz.
 
 
Melatonin ve mutluluk hormonu olarak bilinen serotonini salgılayan epifiz bezi uyku/uyanıklık döngülerini uyararak çoğu zaman üçüncü göz vurgusu ile anılmaktadır.
 
Beynin en önemli içgüdüsel davranışları düzenleyen bölgesi olan hipotalamus ile uyum içinde çalışarak duyuların ve algıların kontrolünü sağlamaya yardımcı epifiz bezinin ilk defa “üçüncü göz” algısı ile iliştirilmesi Fransız filozof Rene Descartes ile olmuştur.
 
Çam kozalağına benzeyen şekli nedeniyle Ingilizce’de “pinel gland” olarak anılan epifiz bezi, bir nohut tanesi büyüklüğünde ve beynin tam ortasında yer alıyor.
 
Mısır uygarlığında “Horos’un Gözü”, Vatikan ‘da bulunan iki tavus kuşu arasındaki kozalak heykeli, Buda heykellerinde saç yerine kullanılan kozalak ve Papa’nın asasındaki kozalak figürü; “üçüncü göz”ün varlığının uzun yıllar önce pek çok kültür tarafından bilindiğinin ve farklı mistik anlamlar yüklendiğinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Siz ne düşünüyorsunuz? Sizce de epifiz bezi ve üçüncü göz algısı arasında güçlü bir bağ var mı?

 
Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş sayılırsınız. Daha fazla bilgi edinmek için Kişisel Verilerin Korunması ve Gizlilik Politikası sayfalarımızı ziyaret edebilirsiniz.